29 Ekim 2012 Pazartesi

CUMHURİYET BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN.


                                         SARIŞIN BİR KURDA BENZİYORDU
                                         VE MAVİ GÖZLERİ ÇAKMAK ÇAKMAKTI.
                                         YÜRÜDÜ UÇURUMUN BAŞINA KADAR,
                                         EĞİLDİ,DURDU.
                                         BIRAKSALAR
                                         İNCE,UZUN BACAKLARI ÜZERİNDE YAYLANARAK
                                         VE KARANLIKTA AKAN BİR YILDIZ GİBİ KAYARAK
                                         KOCATEPE'DEN AFYON OVASINA ATLAYACAKTI.

25 Ekim 2012 Perşembe

BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

Nefes almak bayramdır mesela;günün birinde soluksuz kalınca anlar insan...
Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir;sevmeninkini yalnızlık...
Sızlamayan her organ,hele de burun direği bayramdır...
Bayramdır, elden ayaktan düşmemek,
      zihinden önce bedeni kaybetmemek,
          kurda kuşa yem olmayıp "çok şükür bu günü de gördük" diyebilmek...
Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır...
Yoğun bakımda sancılı geceyi ya da kangren olmuş bir ilişkiyi bitirmek de öyle...
En acıktığın anda dumanı tüten bir somunun köşesini bölmek,
      korktuğunda güvendiğine sarılabilmek,
          dara düştüğünde dost kapısını çalabilmek bayramdır...
Bir sürpriz paketinden çıkan hediye,
      tatlı bir şekerlemede üstüne serilen battaniye,
          saçlarını müşfik bir sevgiyle okşayan anne bayramdır...
"Ona güvenmiştim, yanılmamışım" sözü bayramdır...
Hiç aldatmamış, aldanmamış olmak bayram...
Yeni eve asılan basma perdeler,
      alın teriyle kazanılmış ilk rızkın konduğu çerçeveler,
          yüklü bir borcun son taksiti ödenirken sıkılan eller bayramdır... 
Evde yalnızlığı noktalayan insan nefesi,
      akşam kapıda karşılayan yavuklu busesi,
          sevdalı bir elin tende gezmesi,
              nice adağın ardından çınlayan çocuk sesi bayramdır...
Alnı açık yaşlanmak bayramdır, ulu bir çınar gibi ayakta ölebilmek bayram...

24 Ekim 2012 Çarşamba

ÇİKOLATALI TOPİTOP

Çikolatalı topitop tarifi
Çikolatalı topitoplar nasıl yapılır
     Bayramda veya çay saatlerinde ikram edebileceğiniz, yapımı zaman almayan bu çikolatalı topların içine bisküvi veya evde daha önceden yaptığınız kekten artan parçaları da kullanabilirsiniz.Topların bir kısmına tercihinize göre bir iki kaşık likör veya nescafe de ekleyebilirsiniz.
Malzemeler:
  • 240 gram bitter çikolata (80 gr'lık 3 paket) 
  • 200 ml krema 
  • Bebe bisküvisi 
Üzerine:
  • Kakao 
  • Hindistan cevizi 
Yapılışı:
  • Krema benmari usulü ısıtılır.
  • Küçük parçalara bölünmüş çikolata parçaları eklenir.
  • Sürekli karıştırılarak pürüzsüz kıvam alana kadar çikolata eritilir.
  • Bisküviler mutfak robotu yardımı ile parçalanır.
  • Yuvarlanıp şekil verilecek kıvama gelinceye kadar çikolataya karıştırılır.
  • Streç film ile kapatılan karışım buzdolabına konulur.
  • Bir kaç saat dolapta bekletilir.
  • Katılaşan karışımdan tatlı kaşığı ile parçalar alınıp,elimizle yuvarlanır.
  • Topların yarısı hindistan cevizine, yarısı da kakaoya bulanıp servis tabağına alınır.
  • Servisinin kolay olması için, istenirse her birine kürdan saplanır.

23 Ekim 2012 Salı

ÇİLEKLİ KİVİLİ TARTOLETLER

Çilekli kivili tartolet tarifi
Tartolet nasıl yapılır
     Mevsimine göre çilek, kivi, portakal, muz gibi istediğiniz meyvelerle yapabileceğiniz, tek kişilik sunumu ile çay saatlerinde, doğum günlerinde rengarenk ve iştah açıcı görüntüsü ile herkesin özellikle de çocukların seveceğini düşündüğüm bir tarif.
Malzemeler:
  • 100 gram tereyağı
  • 2 adet yumurta 
  • 1 su bardağı tozşeker 
  • 2,5 su bardağı un  
Kreması:
  • 1 su bardağı süt 
  • 1 paket krem şanti
 Üzerine:
  •  250 gram çilek 
  •  2 adet kivi 
Yapılışı:
  • Oda sıcaklığında ki tereyağı ile diğer malzemeler karıştırılıp, yoğurulur.
  • Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartılır.
  • Hamur parçaları kenarlara doğru yükseltilerek, 7-8 cm çapında ki küçük silikon cupcake kalıplarına yayılır.
  • Kabarmaması için; hamura çatalla delikler açılır, hamurun üstüne minik yağlı kağıt parçası, onun üstüne de nohut veya kuru fasulye doldurulur.
  • Hamur, 175  derece fırında, 20 dakika kadar kontrol edilerek pişirilir.
  • Pişince fırından çıkartılıp, üstüne koyduğumuz kuru fasulye veya nohutlar alınır.
  • Bir paket krem şanti, buzdolabında bekletilmiş soğuk süt ile katılaşana kadar çırpılır.
  • Minik saksılar halinde pişen tartoletler soğutulur.
  • Tartoletlerin ortasında ki çukurlara, sıkma torbasına konulan krem şanti sıkılır.
  • Yıkanıp, kurulanan, çilekler ve kivi dilimleri kremanın üstüne konulur.

22 Ekim 2012 Pazartesi

KREMALI KURU BAKLAVA

Kremalı kuru baklava tarifi
Kuru baklava nasıl yapılır
Baklava yufkalı tarifler
     Hazır baklava yufkası ile çok kısa sürede misafirlerinize ikram etmek için kremalı kuru baklava yapmak isterseniz, tercihinize göre yufkaların üzerine krema yerine aynı ölçüde kaymak yayabilir, zeytinyağı yerine de tereyağı kullanabilirsiniz.
Malzemeler:
  • Baklava yufkası (40 adet)
  • 1 litre krema 
  • 500 gram ceviz 
  • 10-15 yemek kaşığı zeytinyağı veya tereyağ
Üzerine: 
  • Pudra şekeri 
Yapılışı:
  • Yufkalar beşer beşer ayrılır.
  • Tezgahın üzerine yufkaların beş tanesi araları çok az yağlanarak, üst üste konulur.
  • Krema yufkanın üstüne sürülüp, irice dövülmüş cevizler serpilir.
  • Yufkalar sıkıca rulo yapılıp, üç dört parmak kalınlığında verev verev kesilir.
  • Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizilen yufkaların üzerine fırça ile zeytinyağı sürülür.
  • Diğer yufkalarda beşer beşer ayrılıp, aynı işlemler yapılarak fırın tepsisine dizilir.
  • Önceden ısıtılmış 175 derece fırında iyice kızarana kadar pişirilir.
  • Fırından çıkan kuru baklavanın üzerine pudra şekeri elenerek, tercihen ılık servis edilir.

13 Ekim 2012 Cumartesi

RENKLİ RULO TATLI




     Yaz bitmeden bizim terasta yapmaya karar verdiğimiz Belgin'in akraba günü için, kakaolu rulo tatlı tarifinden uyarlayarak, Belgin'in en sevdiği yeşil, turuncu ve sarı renklerinde bir tatlı yaptım.Tatlının yapım aşamaları biraz oyalayıcı olsa da, sonuçta muhallebi yapmaktan farkı olmayan, istediğiniz renkleri kullanarak, çocuklarınız  veya rengarenk şeyleri sevenler için yapabileceğiniz bir tatlı tarifi.
Malzemeler:
  • 1,5litre süt 
  • 1,5 su bardağı toz şeker 
  • 1,5 su bardağı un 
  • 6 yemek kaşığı dolusu buğday nişastası 
  • 1 paket krem şanti 
  • 1 çay bardağı süt 
  • Yarım su bardağı hindistan cevizi 
  • Gıda boyası ( kürdanın ucu ile alınacak kadar ) 
Yapılışı:
  • Büyük dikdörtgen borcam tepsiye hiç boşluk kalmayacak şekilde hindistan cevizi yayılır.
  • Üç renkli muhallebi yapmak için, malzemeler üçe ayrılır.
  • Üç tencereye ayrılan sütlere un, buğday nişastası  ve şeker eklenerek muhallebi pişirilir.
  • Üç muhallebiye, istediğimiz üç ayrı renkte gıda boyası kürdanın ucu ile çok az eklenir.
  • Mikser ile homojen bir renk elde edene kadar karıştırılır.
  • Hindistan cevizi yaydığımız tepsiye pişirdiğimiz yeşil muhallebi dökülüp, yayılır, soğutulur.
  • Turuncu renkte ki muhallebi pişirilip, soğumuş diğer muhallebinin üzerine yayılır, soğutulur.
  • Sarı renkli muhallebi pişirilip, üçüncü kat olarak tepsiye dökülüp yayılır, soğutulur.
  • Krem şanti süt ile çırpılıp, üçüncü katın üzerine eşit olarak yayılır.
  • Buzdolabında bir gece bekletilir.
  • Ertesi gün buzdolabından çıkartılan tatlı, bıçakla enine ortadan iki parçaya kesilir.
  • Tatlı,metal bir spatula yardımı ile kenarlarından kaldırılıp, rulo yapılır.
  • Parçalamadan streç film üzerine çıkartılır..
  • Bir parmak kalınlığında dilimlenip, dilimler servis tabağına alınır.

11 Ekim 2012 Perşembe

SEVGİ AĞACINA BİR YAPRAK-ÇOCUK GELİNLER

     Sevgi Ağacına Bir Yaprak da Sen Olur musun ? çağrısına, uzun zamandır katılmak istememe ve nasıl bir yaprakla katılacağım fikri ilk günlerden beri aklımda olmasına rağmen, biraz yoğunluktan biraz da tembelliğimden olsa gerek, son beş güne bıraktım.Zaman daralınca acele ettim ve yaptıklarım biraz acemice oldu ama önemli olan böyle güzel bir fikirde benim de yaprağımın olması diye düşünüyorum.Begonya 35 bloğunun sahibi Leyla hanıma söz verdiğim üzere, nihayet ağaç için dört yaprak gönderiyorum ve sonuçta herkesin katılımı ile ortaya güzel bir şey çıkacağına inanıyorum.
   Sevgi ağacının yaprakları, kadınların göndereceği el emeği ile yapılmış yapraklardan oluşturulacak. Ben de, yapraklarım da kadınlarla, kadın sorunları ile ilgili bir şeyler olmalı diye düşündüm.Kadınlara uygulanan şiddet, çocuk gelinler, tecavüzler ve kürtaj yasası.Aslında saymakla biter mi bilmem yaşananlar ya da ne kadarı yansıtılabilir ki yapraklara.Kadının namusunun ailede ki, toplumda ki diğer erkekler tarafından korunması anlayışı ve kadına şiddetin bir parçası olarak gördüğüm, çocuk gelinlerle ilgili yaşanan olaylar beni çok etkiliyor.Hani,  küçücük bedeninin altında kocaman yüreği görülmeyen,beline sarılan kırmızı kurdela ile hediye paketi gibi hazırlanan, kendi ağırlığı ne kadar ki ağırlığınca altın takılan, o bembeyaz gelinliğinin, bembeyaz duvağının altında takılı  kara duvağını göremediğimiz çocuklar.Karaduvağın altında ki korkmuş, çaresiz çocuk gözleri nasıl görülmez de, tecavüz edilir, intihar ettirilir, öldürülür.Belki de okumak isterken ya da kendi yaşında bir sevdiği varken; babası hatta dedesi yaşında adamlara başlık parasına satılır, ailesinin gelir kaynağı olur. İnanmak çok zor bu olup bitenlere ama daha da kötüsü bilmediğimiz yerlerde bilmediğimiz çocukların başlarına gelenler.Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, bu yıl ilk defa kutlanacak olan 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü'nde, Türkiye'den Dünya'ya çocuk evliliklerinin son bulması için çağrıda bulunacak, umarım çaresiz kız çocuklarının sesini duyan olur.Sevgi ağacında yer alacak yapraklardan birinde  Ataol Behramoğlu'nun dizelerini paylaşmak istedim.
                                     Bütün insanları dostun bil, kardeşin bil kızım
                                     Sevginin ürünüdür insan, nefretin değil kızım.
                                     Zulmün önünde dimdik tut onurunu,
                                     Sevginin önünde eğil kızım.
  Tasarımı bana ait olmayan, sanıyorum kadın platformlarından birinin kullandığı bu iki afişi ben çok beğenmiş, anlamlı bulmuştum.Aynısını yapamasam da benzetmeye çalışarak daha küçük boyda hazırlayıp, boyadım Sevgi ağacında bir yaprak olması için bunları da göndermeye karar verdim.
     Hemen her gün bir kadın cinayetinin, tecavüzünün olduğu, içimizin karardığı bu ülkede gene de güzel günler görme umudunu elden bırakmamak gerekir diye düşünüp, Nazım Hikmet'in Güzel Günler Göreceğiz Çocuklar şiirinden bir bölümün yer aldığı bir yaprağında, Sevgi Ağacında yer almasını istedim.
                                     Çocuklar inanın, inanın çocuklar
                                     Güzel günler göreceğiz güneşli günler
                                     Motorları maviliklere süreceğiz
                                     Güzel günler göreceğiz güneşli günler

10 Ekim 2012 Çarşamba

3.İZMİR YEMEK BLOĞU YAZARLARI BULUŞMASI

     İzmir Yemek Bloğu Yazarları Buluşması'nın üçüncüsü,bu pazar günü çok güzel bir ortamda,çok güzel dostlar ve onların getirdiği birbirinden güzel ikramlarla yapıldı.Birinci buluşmada İzmir'de olmama rağmen haberim olmamış, katılamamıştım.İkinci buluşmamız da çok güzel bir ortamda olmuştu, güzel bir gün geçirmiştik.Üçüncü  buluşmada  katılım sayısı artınca daha büyük bir mekanda toplanıldı.Çok  sayıda blog yazarının katılımı  ile unutulmayacak bir gün yaşadık.
     Yıllardır yaptıklarını,yazdıklarını takip ettiğim, yazıştığım pek çok  blog yazarı ile tanışma fırsatı buldum. Hep birlikte bir gün geçirip, sohbet etmek bence bu buluşmanın en güzel tarafıydı.

        Toplantının adı üstünde,Yemek Bloğu Yazarları Buluşması olunca birbirinden güzel o kadar çok çeşit yiyecek oluyor ki,çoğunun tadına bakamadığınızı ancak sonradan fotoğraflardan görüp, anlıyorsunuz. Herkes, her şeyin bir parçada olsa tadına bakabilsin diye, küçük parçalı yiyecekler yapma fikrine profiterol  uygun olur diye düşünüp, ben de bu güzel toplantıya profiterol yapıp,götürdüm.
     Bu organizasyonun herkesi mutlu etmesi için emek harcayan,buluşmayı en ince ayrıntısına kadar planlayan organizasyon komitesinde ki arkadaşlarımıza ve bu toplantıda da bizi yalnız bırakmayıp sponsor olan,YUVA MAYA, KNORR, CARTE D'OR, DR.OETKER, NİVEA, KOROPLAST, FORM STÜDYO, SWEET VIA,SELVA, PINAR, SİGNAL, FAIRY, OBA ÇAY, KESKİNOĞLU ve RAVİKA firmalarına da teşekkürler.

1 Ekim 2012 Pazartesi

REYHAN ŞERBETİ

Reyhan şerbeti tarifi
Reyhan şerbeti nasıl yapılır
Şerbet tarifi

     Reyhan şerbeti; kokusu, tadı ve hatta sadece rengi için bile yapılması gereken bir şerbet bence.Fotoğraftan ne kadar belli oluyor bilmiyorum ama boya katılmış gibi o kadar gerçek dışı, o kadar güzel ve berrak bir rengi var ki, sadece bir demet ottan bu rengin çıktığına inanmak gerçekten zor.Şeker oranını servis sırasında herkesin kendine göre ayarlayabilmesi için şerbeti biraz koyu kıvamda yapıp, istenen oranda su katarak tadını ayarlayabilirsiniz.Bol buz ile hatta reyhan şerbetinin bir kısmını buzlukta buz kalıplarında dondurup kullanarak, gazlı içeceklere alternatif olarak misafirlerinize ikram edebilirsiniz.
Malzemeler:
  • 1 demet koyu renk yapraklı reyhan 
  • 7 yemek kaşığı toz şeker 
  • 1 adet limonun suyu
  • 2 parça limon tuzu
  • 1 litre sıcak su 

Yapılışı:
  • Reyhan yaprakları kopartılıp, iyice yıkanır.
  • Mutfak robotunda parçalanan yapraklara, toz şeker ve limon suyu eklenip, karıştırılır.
  • Kaynar su ve limon tuzu eklemeden önce cam sürahinizin kırılmaması için, karışım bir tencere içine alınır.
  • Tencereye alınan karışıma, kaynar su ve limon tuzu eklenir.
  • Tencerenin kapağı kapatılıp, soğuyana kadar bekletilir.
  • Soğuduktan sonra süzgeçten geçirilip, cam bir sürahiye alınır.
  • Buzdolabına konulup, soğutulur.
  • Soğuk olarak servis edilir.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...